22 Ağustos 2010 Pazar

Ben ve oğlum,

Kreş'e veda ettikten sonra, evdeyiz, ikimiz!


Sabah kahvaltı yapıyoruz, çizgi film izliyoruz, top oynuyoruz, canı isterse puzzle istemezse kitaplara şöyle kısa süreli de olsa bir göz gezdiriyoruz :)


Mutluyuz en azından, o sıkıntılı dönem geçti, benimle arası da iyi allah'a şükür, bunun sebep olduğunu anlamıştım zaten ve geç kalmadan geri aldık neyse ki ;)
( burada da sanırsın ki, annesi anlatıyor oğlu can kulağıyla dinliyor)

Arada kek, krabiye yapıyoruz, pişmesini zor bekleyip, afiyetle hüp'letiyoruz... 


Sonra öğle uyku vaktimize yakın, bütün gün döktüğümüz ter ve yorgunluğu bıcı bıcı yaparak noktalıyoruz.. Çok eğleniyoruz,su'y la doyasıya oynuyor, şampuanları ve oyuncakları yüzdürüyoruz, kendi kendimizi de yıkıyoruz, annemize yıkatmıyoruzz...


Uyanınca akşam üzeri büfe'ye cafe'ye gidiyoruz.. Karnımız acıkıyor haliyle, köfteleri hüp'letiyoruz..
Dün ilk defa scooter sürdü, bir çocukta gördü ve aldı, sürdü biz de alalım hadi bakalım dedik.
Scooter bahane, asıl amaç benim kitap'sız kalışım, öyle bütünleştim ki kitaplarla, bir gün boş kalamıyorum :(
Ne alacağıma zor karar versem de bugün yarıladım kitabı :) Çocuklarınıza Sınır Koymak- güzel bir kitap, zaten bildik şeyler var ama, uygulamakta bazen zorlanabiliyoruz, aslın da o kadar basit ki, öfkelenmeden, iki tarafa da sinir harbi yaşatmadan anlaşabilmek, çok kısa molalar haline ;) ben beğendim, dedim ya yarısına bile geldim :)

Buharlaşmadan nasıl gideriz diye düşünsem de, ilk minübüs deneyimimi zi, sürekli şoför'e abii abii diye seslenerek, sağa sola sataşarak geçirdik :)
Ben bile dedim ki, araba kullanmalıyım :P ( duy da inanma)
Neysem, esas konuya gelelim, aldık scooter'ımızı çok şükür, bu eksikti bu da oldu tam oldu :)
Dükkan önünde büyük bir kutu var, içi dolu oyuncak, hepsi burada ki çarşıdan alınma kimi kırılıp almak zorunda kalınıp alınma! Zıp zıp şeklinde bir oyuncak var, ondan tam 6 tane var bizde, 6 taneyi kırınca almak zorunda kaldık haliyle :( bir de işe yarasalar gam yemicem :( Sezon bitmeden hasarımız az olsa bari :)
Ne diyordum, kutu içi oyuncak dolu, eve nasıl sığacaklar meçhul, esas konu scooter e hadi buyrun bakalım :)



He bu arada sürekli bekleme modundayım :) neden mi?
İşaret parmağı havada sürekli ''bekye getiriyorum'', ''bekye yapıyoyum'' deyip duruyor da o yüzden :)
sevimli şey, seviyorum ben seni be :)

9 yorum:

  1. En önemlisi mutlu olmaları değil mi kuzuların, gerisi boş!

    YanıtlaSil
  2. Ne şirinsin sen miniş oğlan.

    YanıtlaSil
  3. eee dükkanı babamız mı idare ediyor şimdi?
    Olsun tosuncuklar mutlu olsunlarda boşver.

    YanıtlaSil
  4. BEKYE YORUM YAPIP GİDİCEM:):):):)
    KONUŞMAYADA BAŞLAMIŞ NE ÇABUK BÜYÜYORLAR YA KEYİFLE İZLİYORUM:)

    YanıtlaSil
  5. Oh maşallah bu saadete onlar mutlu olsunlar yeterki değilmi Bir daha bu kadar küçük ve tatlı olmuyorlar. Allah artırsın gülücüklerinizi...

    YanıtlaSil
  6. Hey bende seviyorum oğluşu be:))

    scotter bende aldım dün hızlı gonzalez modunda bende peşinde:)))

    o kekten bidaha bende isterim..köfteleri söylemiyorum bile:))

    YanıtlaSil
  7. valla en güzeli bu bence canım, tadını çıkarın bu güzel günlerin tatilin bitmesi ile biz yeniden ayrıldık.. ben işe nil kreşe :(

    YanıtlaSil
  8. Sınır koymak kitabını ben de edinmeliyim sanırım. Scooter şimdilik gözümü korkutuyor, güle güle kullansın Batıkan :)

    YanıtlaSil
  9. En iyisini yaptınız Melike'cim... Şimdi çıkarın çıkarabildiğiniz kadar ana oğul birlikte olmanın tadını:)

    YanıtlaSil

Hoşgeldiniz,
Ne iyi ettiniz de geldiniz, bizi pek bir mutlu ettiniz..

Yine gelin ama tamam mı;)

sevgilerimizle,
Mlke-Btkn

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin